Dünya üzerinde insan toplulukları milletler hâlinde yaşamaktadırlar.
Her millet kendi özelliklerini korumaya, geliştirmeye gayret etmekte
ve kendi topluluğunu diğer milletlerden daha ileri, daha yüksek,
daha refahlı yapmaya çalışmaktadır. Milletler arasındaki bu rekabet
ve karşılıklı yarışma, milleti meydana getiren insanların müşterek
duygular hâlinde birleşmeleri ve müşterek bir millî şuur etrafında
toplanarak kendi toplum varlıklarını belirli hedeflere yöneltmek
şuuruna sahip olmalarıyla mümkündür. Milletlerin faaliyetlerinde,
yükselmelerinde ve kendi toplumlarını refaha kavuşturmak,
geliştirmek çabalarında milliyetçilik şuuru ve milliyetçilik duygusu
başlıca tesir yapan faktör olmaktadır. Milliyetçilik duygusundan
yoksun olan bir toplumun millet manzarası göstermesi mümkün
değildir. Milliyetçilik duygusuna sahip olmayan, millî şuura sahip
olmayan bir topluluğun bir arada yaşaması mümkün değildir. Böyle bir
duygudan ve şuurdan mahrum toplulukların dış olayların en ufak bir
tesirine karşı kendilerini koruyamadıklarını, hatta dış tesirler
olmasa dahi kendi kendilerine dağıldıklarını ve belirli vasıfları
olan, belirli hedefleri olan bir topluluk hüviyetinden çıktıkların
görmekteyiz.
Türk milletini yükselmesi ve tehlikelerden korunması, Türk
milletini meydana getiren kişilerin teker teker millî şuur sahibi
olmasına ve kalplerini millet sevgisi, vatan sevgisi ile çarpmasına
bağlıdır. Bunun için millî doktrin Dokuz İşık’ın birinci ilkesi
olarak milliyetçiliği koymuş bulunmaktayız. Şüphesiz burada bahis
konusu edilen milliyetçilik Türk milliyetçiliğidir. Türk
milliyetçiliği ne demektir? Türk milliyetçiliği, Türk milletine
karşı beslenen derin sevgi, bağlılık duygusunun, müşterek bir tarih
ve müşterek hedeflere yönelme şuurunun ifadesidir. Türk
milliyetçiliği insani duygularla beslenen bir anlayıştır. Türk
milliyetçiliği ki ne garazı esas kalmayan, sevgiyi esas alan bir
düşünce tarzıdır. Milliyetçilik, milletinin sevmek, vatanının sevmek
ve milletinin tehlikelere karşı korunması için her fedakarlığı göze
almak duygusu ve düşüncesidir. Türk milliyetçiliği bütün Türkleri
kardeş sayan bir düşüncedir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
yaşayan ve kendisini Türk milletinin bir mensubu kabul eden herkesi
kardeş sayan bir düşünce ve görüştür.
Türk milliyetçiliği Türk milletinin gözüyle olayları görmek ve
değerlendirmek zihniyetini ifade etmektedir. İster Türkiye içinde
olsun, ister Türkiye dışında olsun, cereyan eden her olayın Türk
milletine zarar getirmemesini istemek, düşünmek ve denilebilir.
Bunun yanı sıra Türk milletinin gerek Türkiye’de gerek Türkiye
dışında meydana gelen olaylardan azamî ölçüde yararlanmasını
istemek,meydana gelen her olayın Türkiye’ye azami ölçüde yarar
sağlamasını düşünmek ve bunun için çaba harcamakta Türk
milliyetçiliğinin bir gereği olarak görülmelidir. Millet tarifini
ele almakta Türk milliyetçiliğini belirlemek için yarar vardır.
Türk millet dediğimiz gerçek nedir? Bugün Türk milleti
dediğimiz gerçeği şu şekilde tarif etmek mümkün. Müşterek bir
tarihten gelen ve müşterek bir tarih şuuruna sahip bulunan, aynı
dine mensup, aynı kültürle yoğrulmuş, aynı devleti kurmuş, yaşatmış
ve bugün de aynı devletin sahibi ve bayrağı altında yaşayan,
sınırları içinde yaşayan insan topluluğu Türk milletini teşkil
etmektedir. Yani Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve
Türklüğü benimseyen, aynı tarihe mensup, aynı tarih şuurunu taşıyan
ve aynı kültürle yoğrulmuş, aynı dine mensup insan topluluğu bugünkü
milletimizi meydana getirmektedir. Türk milleti tarifi, bu çizilen
çizgilerin dışına ayrıca taşmaktadır. Türk milleti büyük bir millet
olduğu için bugün dünya yüzerinde geniş sahalara yayılmış ve
dağılmıştır. Bugün dünya üzerinde yaşayan aynı dine mensup, aynı
tarihe mensup ve aynı dili konuşan Türk topluluklarının sayısı yüz
yirmi milyon civarında tahmin edilmektedir. Bunların ancak üçte biri
Türkiye sınırları içinde bulunmaktadır. Bugünkü Türkiye sınırları
dışında kalan Türkleri Türk milletinden saymayacak mıyız? Bugünkü
Türkiye Cumhuriyet sınırları dışında kalan Türkler de Türk
milletindendir. Onlar da Türk milleti deyiminin içindedirler. Ancak
Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan Türkler başka
topraklarda, başka milletlerin idaresi altında bulunmaktadırlar.
Bugün dünya üzerinde biricik bağımsız Türk Devleti olarak Türkiye
Cumhuriyeti bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti bütün Türklük
meselelerini sahibi ve temel varlığıdır. Bu bakımdan Türkiye
Cumhuriyetinin birinci plânda ele alınması ve korunması,
yüceltilmesi başlıca konuyu teşkil etmelidir. Türk milletinden
olmak, Türk milletini sevmek ve Türk devletine sadakatle hizmet aşkı
taşımak, vatana bağlılık duygusu içinde bulmak ve Türk Milletinin
yükselmesi için elinden gelen her fedakârlığı yapmak ve çalışmak
duygusu ve şuurudur. Bu duygu ve bu şuuru taşıyan herkes Türk’tür.
Kalbinde yabancı başka bir milletin özlemini özentisini
taşımayan,kendisini Türk hisseden Türklüğü benimseyen ve Türk
milletine, Türk devletine hizmet aşkı taşıyan herkes Türk’tür. İşte
Türk milliyetçiliğinin temel görüşü budur. Bu görüş ışığında
olayları değerlendirmek zorunluluğu vardır. Türk milliyetçileri
sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Türklerle mi
ilgilenecektir?
Türkiye Cumhuriyeti sınıriarı dışında kalan Türklerle
münasebetlerimiz ve bunlara karşı tutumumuz ne olmalıdır? Bu
sorulara verilecek cevap şudur: Türk milliyetçiliği, dünya üzerinde
nerede Türk varsa onlarla ilgilidir. Onlara karşı derin bir sevgi ve
ilgiyle doludur. Dünyanın neresinde Türk varsa bu Türklerin iyi
durumda olmaları, bu Türklerin yükselmeleri, korunmaları,
kendilerine mümkün olan her çeşit yardım ve desteğin sağlanması Türk
milliyetçiliğinin şaşmaz düsturudur. Ancak Türk milliyetçiliği
Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında bulunan Türklerle ilgisinde ve
münasebetlerinde, bu ilgi ve münasebetlerin Türkiye Cumhuriyetimi
tehlikeye sokmayacak, Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar vermeyecek
şekilde yürütülmesi prensibini esas alır.
Yurdumuzda iç politika mücadeleleri, politika menfaatleri
dolayısıyla Türk milletinin yüksek davaları çiğnenmiştir; zarara
sokulmuştur. Türkiye’de Turancılık görüşleri hakkında yalan yanlış
iddialar ortaya atılmış ve Turancılık düşüncesi, Turancılık fikri
kötü, zararlı bir düşünce olarak Türk milletine tanıtılma yoluna
gidilmiştir. Yunanlılar için Enosis neyse, Ruslar için Panislâvizm
neyse, Almanlar için Alman Birliği neyse, Araplar için Arap Birliği
neyse, İranlılar için Panaryanizm neyse, Türkler için de Turancılık
odur.
Milliyetçilik, Türk milletine karşı beslenen derin sevginin
ifadesidir. Kalbinde başka bir ırkın gururunu taşımayan ve kendisini
samimî olarak Türk hisseden ve Türklüğe adayan herkes Türk’tür. Biz;
Türk milletine mensup olduğumuza göre, bu milletin içinden çıkmış
insanlar olduğumuza göre, elbette ki kendi milletimize karşı derin
bir bağla bağlı olacağız ve bu milletin yükselmesi için, bu milletin
haklarını daima her çeşit tesirlerden uzak, her şeyin üstünde
bulundurulması için çalışmayı görev tanıyacağız. İşte bu sebeplerden
dolayı bizim milliyetçiliğimiz, Türk milletine karşı duyulan derin,
köklü bir sevgi ve Türk milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan
bir an önce, en modern uygarlığın en ön safına geçirilmesini
sağlamak duygusundan kuvvet alır. Milliyetçiliğimiz başkalarına
karşı kin, garez duygularıyla beslenmez. Demek ki, Türk
milliyetçiliği, Türk milletine karşı duyulan derin sevgi, bağlılık
ve onu güç durumdan, baskıdan uzak, şerefiyle yaşayan, müreffeh,
mutlu ve modern uygarlıkta en ön safa geçmiş bir hâle getirmek
isteği ve bu isteğin yarattığı duygudur. Birinci prensibimiz olan
milliyetçiliğimizin özet olarak tarifi budur.
Bunun yanında Türkçülük kelimesini de ilâve ediyoruz:
Milliyetçiyiz, Türkçüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk
milletidir. Türkçülük ne demektir? Türkçülük, Türk milletinin
hayatının her safhasında yapacağı her şeyin Türk ruhuna, Türk
geleneğine uygun olması ve Türk’e yararlı olması amacının, fikrinin
ön plânda tutulmasıdır, Türkçe konuşacağı, Türkçeyi daima her şeyin
üstünde tutacağız. Yapılacak her işte Türklük ruhuna, Türk’ün
özelliğine uygun ve Türk milletine yararlı olması şartını göz
önünden kaçırmayacağız. Türkçülüğün de kısaca tarifi budur. Birinci
prensibimiz olarak aldığımız Milliyetçilik ve Türkçülük, kısaca
yaptığımız bu izah ve tarifle işte bu şekilde ortaya konmuş oluyor.